Arabanıza parça almaya gittiğinizde, yedek parça satıcısı öneride bulunuyor, "ağabey, orijinali 400 YTL, ama istersen sana yerli imalatını vereyim, 200 YTL". Şöyle bir düşündüm, geçmişte yaptığım ve başkalarından duyduğum bu tür alışverişlerde acaba memnuniyet düzeyi neydi diye. Doğrusu, çoğunlukla, yüzde 80-90 gibi bir oranda ucuz parçalardan memnun kalınmamıştı. Bazıları, daha yerine takarken sorun çıkarmıştı, bazıları da sonradan kullanırken. Böyle bir durumda, sorunla karşılaştığımızda aklımıza hemen atasözümüz gelir, "Ucuz etin yahnisi yavan olur". Ah, ah, o parçaya verdiğimiz 200 YTL'ye de yazık oldu!
Çevirinin kalitesiyle ilgili olarak da aynı şeyler geçerli. Piyasada genel olarak ucuza yönelme var. Normalde bu anlaşılır bir şey. Herkes aynı işi ucuza yaptırmak ister. Ama aynı iş olduğunu nereden biliyoruz? Biliyor muyuz? Çeviri hizmeti aslında son derece karmaşık ve hassas bir iş. İyi olup olmadığını değerlendirebilmek için bilgili ve dikkatli olmak gerekiyor, öyle bir bakışta da kalitesini belirlemek mümkün olmuyor, vakit harcamak gerekiyor.
Şirketler çeviri yaptıracakları zaman teklif alıyorlar. Gelen tekliflerden genellikle en ucuzunu seçince, doğru bir iş yaptıklarını sanıyorlar. Ya da aynı işi daha ucuza yaptırdıklarını. Sorun da aslında burada. Bir yerden teklif istiyorsanız, gelen teklifi değerlendirebilecek kadar bilgi sahibi olmanız gerekir. Yani, çeviride kalite aslında sadece çeviriyi yapan şirketin hizmet ve çeviri kalitesi değil. Teklif alan şirketlerin bu hizmetle ilgili teklif alma sürecinde uyguladığı ya da uygulamadığı kriterler de çeviri kalitesinde önemli rol oynuyor. Daha işin başında yanlış bir satın alma prosedürü uygulamış ve sırf fiyatı uygun diye yetersiz bir şirketten hizmet almayı seçmişseniz, baştan kaybetmiş sayılabilirsiniz.
Çeviri hizmeti alırken doğru bir değerlendirme nasıl yapılabilir?
Teklif alırken sadece fiyat teklifi almak yeterli değil, aynı zamanda "kalite" teklifi de alınmalı. Yani, örnek çeviri de yaptırılmalı ve bu çevirilerin kalitesi de göz önünde bulundurulmalıdır. Satınalma yetkilisi yabancı dil bilmese bile, en azından (Türkçe'ye çeviri yapılıyorsa) Türkçe metni değerlendirebilecek düzeyde bir insan olmalı, gerekirse şirket içinden ya da dışından bu konuda bilgisine güvendiği insanlara danışmalıdır. Birinci aşamada doğru seçim yapılırsa artık top çeviri hizmetini veren şirkete geçmiş olur. Çeviri işi bitip teslim edilince, hizmeti satın alan şirket yine bu hizmetin kalitesini kontrol etmeli ve bu şirketin sunduğu hizmetle ilgili nihai kararını buna göre vermelidir.
Özetlemek gerekirse, çeviri hizmetinde hepsi de birbirine bağlı süreçler kaliteyi belirliyor:
= Doğru satın alma (doğru değerlendirme ve seçim)
= Doğru çeviri şirketi
= Doğru çeviri
Son iki madde ise bir başka yazının konusu...
Erkan Altınsoy |